Otoparklar Karayolu Kapsamında Olup Meydana Gelen Trafik Kazasından Sigorta Şirketi Sorumludur.

Alışveriş merkezi otoparklarında meydana gelen trafik kazalarından doğan zararlar, uygulamada ne yazık ki bazı sigorta şirketleri tarafından, kazanın karayolu sınırları içerisinde gerçekleşmediği ileri sürülerek teminat kapsamı dışında bırakılabilmektedir. Oysa ki, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 2.maddesinde karayolu dışındaki alanlardan kamuya açık olanlar ile park, bahçe, park yeri, garaj, yolcu ve eşya terminali, servis ve akaryakıt istasyonlarında karayolu taşıt trafiği için faydalanılan yerler, erişme kontrollü karayolunda ve para ödenerek yararlanılan karayollarının kamuya açık kesimlerinde ve belirli bir karayolunun bağlantısını sağlayan deniz, göl ve akarsular üzerinde kamu hizmeti gören araçların, karayolu araçlarına ayrılan kısımlarının karayolu olarak kabul edildiği ve 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununa tabi olduğu düzenlenmiştir. Bu kapsamda, gerek toplu trafiğin bulunduğu yerler gerekse de karayolu ile bağlantısı olan köy, orman, dağ, tarla veya yayla yolları karayolu kapsamındadır. Karayolu zemininin asfalt, beton, taş veya toprak olması arasında herhangi bir fark bulunmamakla birlikte, akaryakıt istasyonlarında, AVM otoparklarında, inşaat şantiye alanlarında hatta arabalı vapurlarda (feribot) meydana gelen trafik kazalarında sigorta şirketi meydana gelen zararlardan sorumludur.

T.C.
YARGITAY

HUKUK GENEL KURULU

ESAS NO : 2011/17-499 E.
KARAR NO: 2011/557 K.

“İçtihat Metni”

MAHKEMESİ : İzmir 4. Asliye Ticaret  Mahkemesi
TARİHİ : 31/12/2010
NUMARASI : 2010/263-2010/686


 Taraflar arasındaki “rücuen tazminat” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesince davanın reddine dair verilen 30.12.2008 gün ve 2007/823 E., 2008/678 K. sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 17.09.2009 gün ve 3190/5570 E., K. sayılı ilamı ile;
(…Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili şirkete kasko sigortalı araçta meydana gelen 9.128,52YTL hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini belirterek bu meblağın ödeme tarihinden işleyecek ticari faiziyle davalılardan tahsilini talep etmiş; 11.07.2008 tarihli dilekçesiyle davalı M… Ş. hakkındaki davayı müraacata bıraktığını beyan etmiştir.
Davalı Y…Nakliyat Turizm İnşaat Sanayi Limited Şirketi vekili, 2918 sayılı KTK’nun karayolunda uygulanacağını, olayın meydana geldiği mahallin karayolu olmadığını bu nedenle genel hükümlerin uygulanamayacağını, haksız fiil hükümleri gereğince 1 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, kusuru, hasarı kabul etmediğini belirterek davanın B…Sigorta A.Ş.’ne ihbarını ve davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, zamanaşımı definin kabulü ile BK. 60. maddesi gereğince davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava TTK’nun 1301.maddesinden kaynaklanan rücuen tazminat davasıdır.
2918 sayılı KTK’nun 2. maddesinde “bu kanun, karayollarında uygulanır. Ancak aksine bir hüküm yoksa; karayolu dışındaki alanlardan kamuya açık alanlar ile park, bahçe, parkyeri, garaj, yolcu ve eşya terminali, servis ve akaryakıt istasyonlarında karayolu taşıt trafiği için faydalanılan yerler dede bu kanun hükümleri uygulanır” hükmü düzenlenmiştir.
Somut olayda, davaya konu trafik kazasının meydana geldiği fabrika sahasının 2918 sayılı KTK’nun 2/a maddesi gereğince karayolu ile bağlantısının olmasına özel izinle girilmesinin, özel güvenliğinin olmasının KTK’nun 2. maddesinin uygulanmasına engel bulunmamasına göre işin esasına girilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir…)
gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

TEMYİZ  EDEN : Davacı vekili

HUKUK GENEL KURULU KARARI
 
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Dava, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’ nun  1301. maddesine dayalı rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Yerel mahkemece, davanın reddine dair verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine, Özel Dairece yukarıda başlık bölümünde yazılı gerekçeyle bozulmuş; mahkemece önceki kararda direnilmiştir. Direnme kararını, davacı vekili temyize getirmiştir.
Direnme yoluyla Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; davaya konu trafik kazasının meydana geldiği fabrika yükleme sahasının 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu (KTK)’nun 2/a maddesi gereğince karayolu sayılıp sayılmayacağı; varılacak sonuca göre eldeki davanın yasal zamanaşımı süresinde açılıp, açılmadığı, noktasında toplanmaktadır.
Uyuşmazlığın çözümünde öncelikle konuya ilişkin yasal düzenlemelerin irdelenmesinde yarar vardır:
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu (KTK)’nun:
“Amaç” başlıklı 1.maddesinde: 
 “Bu Kanunun amacı, karayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafik düzenini sağlamak ve trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacak önlemleri belirlemektir.”
 “Kapsam” başlıklı 2.maddesinde:
“Bu Kanun, trafikle ilgili kuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri, bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk, çalışma usulleri ile diğer hükümleri kapsar.
Bu Kanun, karayollarında uygulanır. Ancak aksine bir hüküm yoksa;
a) Karayolu dışındaki alanlardan kamuya açık olanlar ile park, bahçe, park yeri, garaj, yolcu ve eşya terminali, servis ve akaryakıt istasyonlarında karayolu taşıt trafiği için faydalanılan yerler ile,
b) Erişme kontrollü karayolunda ve para ödenerek yararlanılan karayollarının kamuya açık kesimlerinde ve belirli bir karayolunun bağlantısını sağlayan deniz, göl ve akarsular üzerinde kamu hizmeti gören araçların, karayolu araçlarına ayrılan kısımlarında da,
Bu Kanun hükümleri uygulanır.”
Hükümleri yer almaktadır.
Aynı Kanunun “Tanımlar” başlıklı 3.maddesinde bu Kanunda kullanılan terimlerin tanımları düzenlenmiş; diğer tanımlar yanında:
Trafik  “Yayaların, hayvanların ve araçların karayolları üzerindeki hal ve hareketleridir”;Karayolu “Trafik için, kamunun yararlanmasına açık olan arazi şeridi, köprüler ve alanlardır”; Karayolu yapısı “Karayolunun kendisi ile karayolunun üstünde, yanında, altında veya yukarısındaki; ada, ayırıcı, otokorkuluk, istinat duvarı, köprü, tünel, menfez ve benzeri yapılardır.”; Park yeri  “Araçların park etmesi için kullanılan açık veya kapalı alandır.; ”Karayolu üzeri park yeri  “Taşıt yolundaki veya buna bitişik alanlardaki park yeridir.”; Karayolu dışı park yeri “Karayolu sınır çizgisi dışında olan ve bir geçiş yolu veya servis yolu ile taşıt yoluna bağlanan park yeridir.”; Durak  “Kamu hizmeti yapan yolcu taşıtlarının yolcu veya hizmetlileri bindirmek, indirmek için durakladıkları işaretlerle belirlenmiş yerdir.”; Garaj “Araçların, genellikle uzun süre durmaları için kullanılan bakım veya servisinin de yapılabileceği kapalı veya açık olan yerlerdir.”; Terminal “İnsan veya eşya taşımalarında, araçların indirme, bindirme, yükleme, boşaltma, aktarma yaptıkları ve ayrıca bilet satışı ile bekleme, haberleşme, şehir ulaşımı ve benzeri hizmetlerin de sağlandığı yerdir.”; Servis istasyonu “Araçların bakım, onarım ve servislerinin yapıldığı açık veya kapalı yerdir.”; Akaryakıt istasyonu “Araçların esas itibariyle akaryakıt, yağ ve basınçlı hava gibi ihtiyaçlarının sağlandığı yerdir.”; Muayene istasyonu “Araçların niteliklerini tespit ve kontrol edebilecek cihaz ve personeli bulunan ve teknik kontrolü yapılan yerdir.”; Trafik kazası “Karayolu üzerinde hareket halinde olan bir veya birden fazla aracın karıştığı ölüm, yaralanma ve zararla sonuçlanmış olan olaydır.” 
şeklinde tanımlanmıştır.
“Zamanaşımı” başlıklı 109 maddesinde de:
“Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar.
Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zaman aşımı süresi öngörmüş bulunursa, bu süre, maddi tazminat talepleri için de geçerlidir.
Zamanaşımı, tazminat yükümlüsüne karşı kesilirse, sigortacıya karşı da kesilmiş olur. Sigortacı bakımından kesilen zamanaşımı, tazminat yükümlüsü bakımından da kesilmiş sayılır.
Motorlu araç kazalarında tazminat yükümlülerinin birbirlerine karşı rücu hakları, kendi yükümlülüklerini tam olarak yerine getirdikleri ve rücu edilecek kimseyi öğrendikleri günden başlayarak iki yılda zamanaşımına uğrar.
Diğer hususlarda, genel hükümler uygulanır.”
Düzenlemesi yer almaktadır.
Bütün bu hükümler birlikte değerlendirildiğinde görülmektedir ki; 
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu (KTK)’nun 2.maddesinde hiçbir ayrık durum gösterilmeden kural olarak; bu Kanunun, karayollarında meydana gelen trafik olaylarında uygulanacağı belirtildikten sonra, bu kural biraz daha genişletilerek aynı maddenin (a) ve (b) fıkralarındaki durumlarda da uygulanabileceği öngörülmüş; karayolu tanımına girmediği halde genel trafiğin kullanımına açık olan yerler “karayolu gibi” kabul edilmiştir.
Bu bağlamda, karayolu dışındaki alanlardan kamuya açık olanlar ile park, bahçe, park yeri, garaj, yolcu ve eşya terminali, servis ve akaryakıt istasyonlarında karayolu taşıt trafiği için faydalanılan yerler ile, erişme kontrollü karayolunda ve para ödenerek yararlanılan karayollarının kamuya açık kesimlerinde ve belirli bir karayolunun bağlantısını sağlayan deniz, göl ve akarsular üzerinde kamu hizmeti gören araçların, karayolu araçlarına ayrılan kısımlarında da, bu Kanun hükümlerinin uygulanacağı; bu haliyle, toplu trafiğin bulunduğu yerler ile karayoluyla bağlantısı olan yerlerin de bu kapsama alındığı belirgindir. 
Diğer bir deyişle, kamunun yararlandığı tüm yollar kara yolu tanımı içindedir; köy, orman, dağ, tarla ve yayla yolları da karayoludur. Karayolunun sınırı, kamulaştırılmış, kamuya terk ve tahsis edilmiş karayolunda özel mülkle olan sınır çizgisine kadardır. Karayolu dışındaki alanların yalnız trafik için faydalanılan yerlerden olması gerekmez; kamuya açık olması yeterlidir. Ancak, bunun dışında sayılan (park, bahçe gibi) yerlerde gerçekleşen zararlarda işletenin KTK’nun 85/1. maddeye göre sorumlu olabilmesi için bu yerlerden taşıt trafiği için faydalanılması gerekir. Trafiğe kamu yönetimince izin verilip verilmemesi önemli olmamalı, karayolunda olduğu gibi, gelip gitme amacıyla kullanılmış olması yeterli sayılmalıdır (Çetin AŞÇIOĞLU, Trafik Kazalarından Doğan Hukuk ve Ceza Sorumlulukları, 2. Bası, Ankara 2008, s. 58, 59).
Karayolunun taşıt trafiğine açık veya kapalı olmasının önemi yoktur; ayrıca Kanunun uygulanması için, karayolu olarak kabul edilen yerlerin zeminin asfalt, beton veya toprak olması arasında bir fark bulunmamaktadır. Karayolları Trafik Kanunu, kural olarak, karayollarında ve Kanunun ikinci maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen yerlerde uygulanacaktır. Örneğin, deniz ve göllerdeki araba vapurlarında, gerek kontrollü, gerek kontrolsüz hemzemin geçitlerde, bir kamu kurumunun araçlara ayrılan park yeri veya bahçesinde, iki kara parçasını birbirine bağlayan köprülerde, bir işyerinin, otelin veya okulun park yerlerinde, hava alanlarının uçak pistleri dışında kalan ve motorlu araçların kullanılması için ayrılan yerlerde, otobanlarla, otobanların gişelerinde, otobüs terminalleri gibi yerlerde meydana gelen kazalarda Karayolları Trafik Kanunu uygulanacaktır(Ayşe HAVUTÇU- Emre GÖKYAYLA, Karayolları Trafik Kanununa Göre Hukuki Sorumluluk, Ankara 1999, s. 19).

Diğer taraftan, KTK’nun 109/4. maddesi hükmüne göre de; motorlu araç kazalarında tazminat yükümlülerinin birbirlerine karşı rücu hakları, kendi yükümlülüklerini tam olarak yerine getirdikleri ve rücu edilecek kimseyi öğrendikleri günden başlayarak iki yılda zamanaşımına uğrayacaktır.
Tüm bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde:
Davacının sigortalısı araç fabrikanın ambar kısmında yükleme yaptığı sırada davalı şirkete ait aracın çarpması sonucu hasarlanmış; sigorta bedeli dava dışı sigortalıya ödendikten sonra davacı ödediği bu bedelin rücuen tahsilini talep etmiştir.
Yukarıda da açıklandığı üzere; Karayolları Trafik Kanunu’nun uygulanması için kazanın mutlaka karayolunda meydana gelmesi gerekmemekte; karayolu ile bağlantısı olan, karayolu sayılan bir alanda meydana gelmesi halinde de karayolunda meydana gelmiş gibi kabul edilmektedir. Davaya konu trafik kazasının meydana geldiği fabrika sahasının da 2918 sayılı KTK’nun 2/a maddesi gereğince karayolu ile bağlantısının olmasına; özel izinle girilmesinin, özel güvenliğinin olmasının KTK’nun 2. maddesinin uygulanmasına engel bulunmamasına göre, kazanın meydana geldiği yer karayolu sayılan yerlerdendir ve Karayolları Trafik Kanunu uygulanır.
Öte yandan, yukarıda da açıklandığı üzere motorlu araç kazalarında tazminat yükümlülerinin birbirlerine karşı rücu hakları zararı ve faili öğrenmeden itibaren 2 yıl olarak öngörülmüş olup; zarar 27.11.2006 tarihinde öğrenilmiş ve dava 10.12.2007 tarihinde açılmıştır. Fail de olayın başından itibaren belirli olduğundan KTK’nun 109/4. maddesinde öngörülen zamanaşımı süresi de dolmamıştır.
Sonuç olarak, mahkemece, kazanın meydana geldiği fabrikanın ambar bölümünün, yükleme ve boşaltmanın yapıldığı yerlerden olup, KTK’na göre karayolu sayılan yerlerden olduğu; bu nedenle KTK.nun 109/4. maddesinde yer alan zamanaşımı süresinin göz önüne alınması gerektiği; bu hükme göre de zamanaşımı süresinin dolmadan davanın açıldığı göz ardı edilerek, davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
Hal böyle olunca; aynı yöne işaret eden ve Hukuk Genel Kurulu’nca da benimsenen Özel Daire Bozma kararına uyulmak gerekirken, yanılgılı gerekçe ile önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırı olup; kararın bozulması gerekir.
S O N U Ç : Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında ve yukarıda gösterilen nedenlerden dolayı H.U.M.K.nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine 28.09.2011 gününde  yapılan ikinci görüşmede oyçokluğu ile karar verildi.

İlk Derece Mahkemesi Kararları

T.C.
BAKIRKÖY 4.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2019/860 E.
KARAR NO: 2021/26 K.

DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)

DAVA TARİHİ : 12/11/2019

KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 03/02/2021

Davacı vekili tarafından açılan İtirazın İptali davasının Mahkememizde yapılan açık yargılaması sonucunda:

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dava dilekçesi ile; Müvekkili şirket tarafından … plakalı ticari aracın … ‘nolu Ticari Genişletilmiş Kasko Sigorta poliçesi kapsamında 31.03.2017-31.03.2018 tarihleri arası dönem için sigortalanmış olduğunu, 20.01.2018 tarihinde sigortalı araç … Havalimanı otoparkında park halinde iken, … plakalı aracın arkadan çarpması sonucu kaza ve hasar meydana geldiğini, sigortalı araçta yapılan inceleme sonucu eksper raporu doğrultusunda müvekkili şirket tarafından 26.02.2018 tarihinde 2.130,14 TL ödeme yapıldığım, 6102 sayılı TTK md.1472 uyarınca müvekkili şirketin ödemiş olduğu sigorta bedelini sorumlulardan rücuen talep etme hakkına sahip olduğunu, Kaza tespit tutanağı ile davalının yazılı beyam gereğince, meydana gelen kaza sonucu oluşan hasardan … plakalı aracın maliki ve sürücüsü olan davalının sorumlu olduğunu, gerçekleşen rücu şartlan nedeni ile ödeme talep edildiğini ve ödeme yapılmaması üzerine Bakırköy …. İcra Müdürlüğü … E. Sayılı dosyası ile takip başlatıldığım, davalı tarafından yapılan itiraz üzerine takibin durdurulduğunu, girişilen arabuluculuk sürecinden de bir sonuç elde edilemediğini, bu nedenlerle işbu davanın açılması zorunluluğu doğduğunu iddia ederek; “Fazlaya ilişkin hak ve alacaklarımız saklı kalmak üzere, davanın kabulüne, davalının Bakırköy …. İcra Müdürlüğü … E. sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline ve takibin devamına, davalının alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatı ödemeye mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı davaya cevap dilekçesi sunmamıştır.

Yapılan yargılama sonucu dosya mahkememizce kül olarak değerlendirildiğinde; davacı ( alacaklı ) tarafından davalı ( borçlu) şirket aleyhine Bakırköy … İcra Dairesinin … esas sayılı dosyasında 2.130,14 TL asıl alacak, 132,36 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 2.262,50 TL alacak için ilamsız takiplerde ödeme emri düzenlendiği, davalının ( borçlunun ) yasal süresi içerisinde takibe için itiraz ettiği, takibin durmuş olduğu, davacı vekilinin yasal süre içinde davalı vekilinin itirazının iptali için İİK 67 maddesine göre itirazın iptali davası açtığı, uyuşmazlığın meydana gelen kazada tarafların kusur oranı, davalının icra takibine konu miktardan dolayı davacı şirkete borçlu olup olmadığı hususunda olduğu, dosyada deliller toplandıktan sonra makine mühendisi bilirkişi ile inceleme yaptırılmış, bilirkişinin 17/11/2020 havale tarihli raporunda;……Dava dosyasının incelenmesi sonucunda; davalının kendisine ait … plakalı araç ile 20/01/2018 tarihinde … Hava Limanı otoparkında park halindeki davacının sigortalısına ait … plakalı araca arkadan çarparak maddi hasarlı kazanın meydana geldiği huşunda taraflar arasında bir uyşmazlığm bulunmadığı, meydana gelen kazada tarafların kusur oranı ve davalının icra takibine konu miktardan dolayı davacı şirkete borçlu olup olmadığı hususlarında taraflar arasında uyuşmazlığın bulunduğu anlaşılmıştır.

Dava konusu maddi hasarlı trafik kazası ile ilgili, tarafların iddia ve savunmaları, olay sonrası görevli Trafik Polisleri tarafından düzenlenmiş Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağındaki bilgiler, kaza anım ve araçlardaki hasarları gösteren resimler (CD içeriğinde) mevcut olup bu bilgi, belge ve resimlerin dikkatlice incelenmeleri neticesinde söz konusu trafik kazasımn meydana geliş şekli ve davacımn sigortalısına ait araçta meydana gelen hasarlar hakkında yeterli bilgi edinilmiştir. Buna göre;

OLAY;

Dava dışı … adına kayıtlı olup davacı … tarafından 31.03.2017 – 31.03.2018 tarihleri arasında geçerli … no.lu ‘Ticari Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi’ ile sigortalı motor numarası: … – Şase numarası: …. olan … plaka sayılı … model … tip … (..) renkli minibüs, 20.01.2018 günü saat 18.30 sıralarında … Havalimanı TAV Katlı Otoparkının 4. Katındaki kırmızı park alanı ile mavi park alamnın bağlantı rampası üzerinde park halinde iken arka sol köşe kısımlarına, maliki ve sürücüsü davalı …’in sevk ve idaresindeki … plaka sayılı … marka … renkli aracın ön sağ köşe kısımlarıyla çarpması neticesinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazasıdır. Aşağıdaki resimde (Resim-2) kaza mahalli ve araçların pozisyonu görülmektedir.

KUSUR YÖNÜNDEN DEĞERLENDİRME

Karayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafik düzenini sağlamak ve trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacak önlemler 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu (KTK) ve bu Kanuna dayanılarak çıkarılan Karayolları Trafik Yönetmeliği (KTY) ile belirlenmiştir. Bir trafik kazasında sürücülerin kusur aidiyetleri bu Hüküm ve Kurallar dikkate alınmak suretiyle tayin edilmektedir. Bu husus Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin “Sürücü Kusurlarının Tespiti” başlıklı 157/b maddesinde “Adli mevzuat ve yargılama hükümleri saklı kalmak üzere, trafik kazalarına karışanların kusur durundan; 2918 sayılı Kanun ve bu Yönetmelikte belirtilen kurallar, şartlar, hak ve yükümlülükler ile asli kusur sayılan haller dikkate alınarak belirlenir” şeklinde hükmolunmuştur.

Aynı Kanunun “Kapsam” başlıklı 2. Maddesinde de;

“Madde 2 — Bu Kanun, trafikle ilgili kuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri, bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk, çalışma usulleri ile diğer hükümleri kapsar.

Bu Kanun, karayollarında uygulanır. Ancak aksine bir hüküm yoksa;

a)Karayolu dışındaki alanlardan kamuya acık olanlar ile park, bahçe, park veri, sarai, yolcu ve eşya terminali, servis ve akaryakıt istasyonlarında karayolu taşıt trajiği için faydalanılan yerler ile,

b)Erişme kontrollü karayolunda ve para ödenerek yararlanılan karayollarının kamuya açık kesimlerinde ve belirli bir karayolunun bağlantısını sağlayan deniz, göl ve akarsular üzerinde kamu hizmeti gören araçların, karayolu araçlarına ayrılan kısımlarında da, Bu Kanun hükümleri uygulanır

Hükmü yer almaktadır.

Gerek Yargıtay Hukuk Genel Kurulu gerekse Yargıtay kararları dikkate alındığında alışveriş merkezi otoparkı ve park yerlerinde meydana gelen kazalarda, Karayolları Trafik Kanunu’nun uygulanacağı hususunun kabul edildiği, Karayolları Trafik Kanunu’nun uygulanması için kazanın mutlaka karayolunda meydana gelmesi gerekmediği, karayolu ile bağlantısı olan Havalimanı otoparkı ve AVM otoparkları gibi karayolu sayılan bir alanda meydana gelmesi halinde de karayolunda meydana gelmiş gibi kabul edilmesi gerektiği anlaşılmaktadır. Bu nedenle, dava konusu maddi hasarlı trafik kazasının oluşumundaki kusur aidiyetleri 2918 sayılı KTK hükümleri çerçevesinde değerlendirilecektir.

Dava konusu trafik kazasının oluş şekli irdelendiğinde kazanın ana unsurunun … plaka sayılı aracın sürücüsü davalı …’in kapalı bir otoparkta seyir halinde iken yola gerektiği gibi dikkat ve özeni göstermemiş olmasıdır. Eğer, davalı sürücü otoparkın 4. Katında yer alan kırmızı alandan mavi alana geçerken gerekli ve yeterli dikkati göstermiş olsa, bağlantı rampası üzerinde park halindeki aracı görecek ve manevrasını dikkatli bir şekilde yaparak, park halindeki aracın arka sol köşe kısımlarına çarpmadan yoluna devam edebilmesi mümkün olacaktı.

Söz konusu kazanın oluşumundaki ikinci unsur ise, kazaya karışan … plaka sayılı aracın (Davacı … şirketinin sigortalısı araç) otopark içerisinde park alanları üzerinde park edilmeyip, otopark trafiğinin en yoğun olan kısmında, yani geçiş rampası üzerinde park edilmiş olmasıdır. Park verinin hatalı seçilmesinde … plakalı araç sürücüsünün kusurlu olmasının yanı sıra, kameralarla 24 saat izlenen bir kapalı otoparkta herhangi bir aracın yanlış vere park etmesine müsaade eden, park edilmesine mani olunamama durumunda herhangi bir kazanın meydana gelmesini önlemek için gerekli tedbirleri almayan otopark görevlilerinin, dolayısıyla otopark işleticisinin de aynı şekilde kusurlu oldukları tartışılmazdır. Eğer, … plaka sayılı araç otopark trafiğinin en yoğun olduğu ve manevra kabiliyetinin sınırlı olduğu geçiş rampası üzerinde park edilmemiş olsa veya edilse dahi otopark işleticisi tarafından kaza ihtimaline karşı gerekli önlemler alınmış olsa, dava konusu trafik kazasının meydana gelmeyeceği açıktır.

A- … plaka savılı aracın sürücüsü davalı …;

-Azami dikkat ve özeni göstermesi gerektiği katlı otopark içerisinde seyir halinde iken gerekli ve yeterli dikkat ve özeni asgari düzeyde dahi göstermeyerek KTK Md. 52/b kuralını ihlal ettiği,

-Park halindeki … plaka sayılı aracın arka sol köşe kısımlarına kendi aracının ön sağ köşe kısımları ile çarpması nedeniyle KTK Md.84/d (KTY Md.l57/a-4) asli kusurunu işlediği,

-Kaza olayının meydana gelmesi üzerine otopark görevlilerine haber vermeden kaza mahallini terk etmesi nedeniyle KTK Md. 8l/d (KTY Md. 152/ç) kuralını ihlal ettiği, -Kaza mahallini terk etmek suretiyle alkollü olup olmadığının tespit edilmesinin önüne geçmş olması nedeniyle KTK Md. 48 (KTY Md. 97) kuralını ihlal ettiği,

Anlaşılmakla; Trafikte gösterilmesi gereken azami dikkat ve özenin asgari derecede dahi gösterilmesi durumunda oluşumu kesinlikle önlenebilir işbu kazanın meydana gelmesinde %60 ORANINDA ASLİ KUSURLU OLDUĞU,

B- …, plaka savılı araç (Davacı … şirketinin sigortalısı araç) sürücüsü dava dışı …;

Aracım otopark içerisinde park yeri olarak ayrılmış kısımlara park etmeyip, Park etmenin yasak olduğu geçiş yolu üzerinde park etmekle KTK Md. 6 l/c (KTY Md. 115/A-3, B-2) kuralını ihlal etmesi nedeniyle dava konusu maddi hasarlı trafik kazasının meydana gelmesinde; söz konusu aracın uygun olmayan bir alanda park edilmesine mani olmayan ve/veya hatalı yere park edilmiş aracın herhangi bir kazaya yolaçmasmı engelleyecek tedbirleri almayan otopark isletmecisi ile müştereken ve eşit olarak %40 (Yüzde Kırk) ORANINDA TALİ KUSURLU OLDUKLARI,

3-HASAR YÖNÜNDEN DEĞERLENDİRME

Dava dosyası münderecatında yer alan CD içeriğinde bulunan aracın hasarlarım ve bu hasarların onanmım gösteren fotoğrafların dikkatlice incelenmesi neticesinde; Dava dışı … adına kayıtlı olup davacı … tarafından 31.03.2017 -31.03.2018 tarihleri arasında geçerli … no.lu ‘Ticari Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi’ ile sigortalı motor numarası: … -Şase numarası: …. olan … plaka sayılı … model …. tip …. (…) renkli minibüsün 20.01.2018 günü saat 18.30 sıralannda … Havalimanı TAV Katlı Otoparkının 4. Katındaki kırmızı park alam ile mavi park alanının bağlantı rampası üzerinde park halinde iken meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle oluşan hasarları hakkında yeterli bilgi edinilmiştir. Buna göre;

Söz konusu kaza sebebiyle … plakalı aracın arka sol köşe kısımlarından aldığı darbe neticesinde aracın arka tamponu, bagaj kapağı, arka panel, arka sol çamurluk, sol stop lambası ve yuvasının hasarlandığı, söz konusu hasarlardan arka tampon ve stop lambasının değiştirilmek suretiyle, diğer kaporta hasarlarının düzeltme, macun ve boyanması şeklinde onarımınm yapıldığı anlaşılmıştır.

-Söz konusu aracın hasarları ile ilgili olarak YETKİN SİGORTA EKSPERTİZ HİZ, LTD. ŞTİ. – Eksper …. tarafından tanzim olunmuş 19.02.2018 tarih … no.lu KESİN EKSPERTİZ RAPORU’ nda belirtilen yedek parça ve işçilik kalemlerinin dava konusu trafik kazası ile uyumlu olduğu,

… yetkili servisi … Otomotiv San. Tic. Ltd. Şti. Tarafından düzenlenen 08.02.2018 tarih ve….. No.lu KDV dahil toplam 1.020,15 TL bedelli e-FATURA da belirtilen yedek parça kalemlerinin gerek kaza anında ve gerekse tamirat sırasında hasarlanmış olabilecekleri ve bu nedenle yenileri ile değiştirilmelerinin uygun olduğu, söz konusu faturada belirtilen yedek parça bedellerinin yapılan piyasa araştırması neticesinde fatura tarihi itibariyle kadri marufunda olduğu,

-Kaporta tamiratı, parça değiştirme ve boyama işçilik bedeli olarak belirtilen KDV dahil 1.309,94 TL toplam işçilik bedelinin kadri marufunda olduğu,

-Davacı … tarafından Ticari Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi kapsamında sigortalanan … plakalı araçta dava konusu maddi hasarlı trafik kazası neticesinde meydana gelen hasarların onanmmın Yedek parça ve işçilik bedellerinden oluşan zarar-ziyanm KDV dahil TOPLAM 2.330,09 TL olduğu,

-Tarafların kusur oranları dikkate alındığında TOPLAM 2.330,09 TL tutarındaki zarar-ziyan bedelinin;

Olayın meydana gelmesinde %60 kusurlu olan davalı …’in 0,60 x 2.330,09 = 1.398,05 TL kısmından sorumlu olacağı,

•Bakiye kalan 932,04 TL kısmından … plakalı aracın sürücüsü dava dışı … ve kazanın vuku bulduğu otoparkın işleteninin müştereken ve eşit olarak sorumlu olacakları,

•Davacı … şirketinin talebinin 2.130,14 TL olduğu dikkate alındığında bu bedelin 1.278,08 TL kısmından davalı …’in, 852,06 TL kısmından ise dava dışı … ile kazanın vuku bulduğu otoparkın işleteninin (Azami günlük kiralama bedelinin 10 katı kadarıyla sınırlı olmak kaydıyla) müştereken ve eşit olarak sorumlu olacakları,

Sonuç ve Kanaatine varılmıştır.

Dava dosyasındaki tüm bilgi ve belgelerin incelenerek değerlendirilmeleri sonucunda ve III. Bölümde arz ve izah olunan gerekçelerle; 20.01.2018 tarihinde vuku bulan ve davacı … şirketinin sigortalısına ait … plaka sayılı aracın hasarlanmasına neden olan trafik kazasına ilişkin olarak:

1-)Söz konusu kazanın meydana gelmesinde;

A- … plaka sayılı aracın sürücüsü davalı …’in %60 (Yüzde Altmış) ORANINDA ASLİ KUSURLU OLDUĞU,

B- … plaka sayılı araç (Davacı … şirketinin sigortalısı araç) sürücüsü dava dışı … ve kazanın meydana geldiği otopark işletmecisinin müştereken ve eşit olarak %40 (Yüzde Kırk) ORANINDA TALİ KUSURLU OLDUKLARI,

2-) Dava konusu maddi hasarlı trafik kazası neticesinde … plaka sayılı araçta oluşan hasarlarla ilgili olarak KDV dahil TOPLAM 2.330,09 TL zarar-ziyanın oluştuğu, bu zarar-ziyanın;

•Olayın meydana gelmesinde %60 (Yüzde Altmış) kusurlu olan davalı …’in 1.398,05 TL kısmından sorumlu olacağı,

•Bakiye kalan 932,04 TL kısmından … plakalı aracın sürücüsü dava dışı … ve kazanın vuku bulduğu otoparkın işleteninin müştereken ve eşit olarak sorumlu olacakları,

•Davacı … şirketinin talebinin 2.130,14 TL olduğu dikkate alındığında; bu bedelin 1.278,08 TL kısmından davalı …’in, 852,06 TL kısmından ise dava dışı … ile kazanın vuku bulduğu otoparkın işleteninin (Azami günlük kiralama bedelinin 10 katı kadarıyla sınırlı olmak kaydıyla) müştereken ve eşit olarak sorumlu olacakları, açıklanmış, bilirkişi raporunda açıklandığı üzere, davacı … şirketinin sigortalısına ait araç ile davalının sürücüsü olduğu aracın karıştığı maddi hasarlı trafik kazasında davacı … şirketine sigortalı araç sürücünün %40, davalının %60 oranında kusurlu olduğu, sigortalı araçta 2.330,09 TL miktarında zarar meydana geldiği, kusur oranı dikkate alındığında davalının 1.278,08 TL miktardan sorumlu olduğu, dolayısıyla davacı … şirketinin bu miktarı davalıdan rücuen talep edebileceği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Davacı vekilinin davalı aleyhine açmış olduğu itirazın iptali davasının KISMEN KABULÜ ile, davalı borçlunun Bakırköy … İcra Dairesi … esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile, takibin 1.278,08 TL asıl alacak üzerinden devamına,

2-Alacak likit ve muayyen olmadığından % 20 icra inkar tazminat talebinin reddine,

3-Fazlaya ilişkin talebin reddine,

4-Davacı lehine takdir edilen 1.278,08.-TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,

5-Davacı tarafça sarf edilen ilk dava açılış harç gideri 95,20.-TL ile 864,75.-TL yargılama gideri olmak üzere toplam 959,95.-TL yargılama giderinin kabul(%59) red(%41) oranına göre hesaplanan 566,37.-TL’nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

6-Davalı lehine takdir edilen 852,06.-TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,

7-Alınması gereken 87,30.-TL karar harcından peşin alınan 44,40.-TL harcın mahsubu ile bakiye 42,90.-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

8-Kalan gider avansının karar kesinleştikten sonra yatırana iadesine,

Davacı vekili Av. … yüzüne karşı, davalının yokluğunda miktar itibariyle kesin olarak karar verildi.12/01/2021

Similar Posts

Bir Cevap Yazın